top of page

İstanbul Noktürnleri: Karşılaşmalar Üzerinden Gecenin Halleri

Postgraduate Group Work, w/ Oya Yeşim Armağan, Ece Duran, ITU Architectural Design MSc. Studio, 2018.

Studio Tutors: Prof. Dr. Ayşe Şentürer, Assoc. Dr. Aslıhan Şenel, Assoc. Dr. Nurbin Paker, Dr. Özlem Berber

Gordon Matta-Clark ve ortaya attığı “anarchitecture” kavramı üzerinden geliştirdiğimiz tektonik kültür ve poetik karakter tartışması; farklı özneler tarafından yapım sürecine sokulan, dayatılan kabulleri yerinden ederek bitmiş olanı tekrar yaratım sürecine dahil eden, yapışın ve süregelişin varlığından gelen şiirselliği1 içeren bir bütün olarak yorumlanmaktadır. Bu tartışma ile tektonik yapının sadece materyal dünyada, hareket-eylem bileşenlerine ilişkin olmadığı, poetik karakterin ise duyularla algılanan bir gerçekliğin dışında da kendine boşluk açabileceği savunulmaktadır. Mekansallığının olduğu kadar, mimarlığın içine yerleştiği zamansallığın da tektoniğinden ve şiirselliğinden bahsedilebilir.
Tektonik kültür ve poetik karakter, bir maddesel mevcudiyete ihtiyaç duymamaktadır; bazen Gordon Matta-Clark’ın mimarlığındaki gibi mevcudiyetini kaybedişinden de güç alabilir. Tektonik yapı ve poetik karakter kesilerek, yırtılarak, boşaltılarak da çoğalabilir. Onu yıkarak inşa edebilir, boşluk ekleyebiliriz. Böylece aslında fiziksel olarak var olmadığı durumlarda da bir fenomen olarak “orada” olabileceğinden bahsedebiliriz.
Tektonik kültür ve poetik karakter tartışmasında zaman vurgusu, bitmişlik ve gelip-geçicilik, ‘boşluklar açmak’ ile birlikte değerlendirildiğinde, bizi geceyi bir kentsel araştırma konusu olarak tartışmaya açmaya yönlendirmiştir. Gece, bir günün bittiği nokta, bir geri çekilme, 24 saatlik bir dilimde boşluk olarak aktarılagelse de, bu algı biçimleri birer öğrenilmiş çaresizliktir. Böylece
Figür 1: Days End (1975)
daha kolay organize edilebildiğimiz günlük rutinler içine sokabiliriz kendimizi. Gece, mekansal ve zamansal olarak boşaltılan bir sahne olarak, otoritenin görünür kılmak istediğini daha güçlü hissettirir, üstünü örtmek istediğini ise daha güçlü olarak emer. Oysa gece, şehirde farklı bir tolerans alanı oluşturur. farklı kamusal ve zamansal eşikler tanımlar. Mimarlık dikkatini her ne kadar mekana vermiş olsa da, zaman katmanıyla değişen mekansal tanımlar ve karakterler de mimarlığın öznesini birinci elden dönüştürür. Geçici mekansal müdahaleler, gece kullanılmayan altyapı uzantılarına ve boşaltılan yargılara yeni anlamlar ve işlevler kazandırılabilir, insanlara yaşadıkları mekanlar üzerinde - geceleyin de - aktif söz sahibi olduklarını hatırlatabilir.
Bu araştırmanın merkezinde öne sürülen, “gecenin bir homojen bütün olmadığı, derecelerden2 oluştuğu, ve gecenin her derecesinde farklı bir kamusallık ve mekansallıktan söz edebileceğimiz” savı, bizi gecenin ve farklı güç ilişkilerinin rol oynadığı üç ayrı kentsel taktik senaryosuna ulaştırmıştır. Bu üç ayrı taktiğin gözlemlendiği deneyler ile ışığın tahakküm kurucu gücü, gece anlamı ve pratiği dönüşen açık kamusal alan irdelenmektedir. Deneyler, metinde “Karşılaşmalar” başlığı altında aktarılmaktadır. Bu karşılaşmalar, içlerinde farklı karşı duruşları, açtıkları tartışmaları ve kendi içlerinde çeliştikleri noktaları içerir.

Project Gallery

Irem Korkmaz © 2024

bottom of page